Kaç çünkü korkacaksın. Dizlerin titrerken gözlerime bakamayacaksın. Söyleyebileceğin hiçbirşey seni haklı çıkarmayacak. Bin yıllık uykumdan uyandım ben, yumruklarımı sıkarak koşmaya başladım. Kaç çünkü korkacaksın. O yüksek binanın tepesinden aşağıya düşerken bağırarak şarkı söyleyeceğim. Tam senin olduğun kata geldiğimde pencereden içeri camları paramparça ederek hışımla dalacağım. Karşına geçtiğimde gözlerime bakamayacaksın. Davulların sesini duyuyor musun? Senin için çalıyorlar. Bütün gün durmadan koştum, kalbim çarpıyor artık. Bir, iki.. Nerde benim içkim? Kulaklarımdaki uğultuya hayranım. Tam midemin üzerinde soluk borumu tutan o orospu çocuğunu bulursam kollarını kesicem. Zıplamaya başladım bile. Bu sefer çok kararlıyım bak. Bu sefer durmaya niyetim yok. İçimde öyle bir şey uyandıki tekmili birden kırk millet gelse beceremezdi. Tebrikler. Tek başına becerdin. Madalyanı bir vapurun güvertesinden denize attım. Yanımda bir dangalak vardı, atlamak için hamle yaptı. Önce tutmayı düşündüm, bir herifin sefil suratına baktım, bir denize. Denize daha çok yakışacaktı. Madalyanın düştüğü yeri işaret ettim elimle, hadi koçum diye sırtına vurdum. Ama hakkını verelim gene, iyi yüzüyormuş .
Bu bugün ikinci. Ve biliyordum. Masalların masaların altında kalması gerektiğinde onları orada bırakmak en iyisi. Elimde kılıcım beyaz atımla bok kokulu bir ahırın ortasında küfür ediyorum. Etrafta ne saray var ne de… Nerde benim içkim? Yoo bu kadar kolay sakinleşmek yok. Daha kıracağım kapılar ve kilitler var. Önce kilitleri kırmakla işe başlamak lazım. Kilitleri kırdıktan sonra kapıları açmak için kırmaktan başka çarem kalmaz. Olurda yavaşlamayı düşünürsem diye bir önlem. Ve vereceğim hasarı düşünmeden. O hep yaptığım aynı yanlışı ilk kez olsun yapmadan. Sonunda kendi sefaletim içerisinde boğulmak pahasına. Nefesim tükenene kadar. Parmak uçlarıma kadar sızıdan ve acıdan bitap düşene kadar. Birisi gelip beni yerden kaldırana kadar. Ağzım burnum kan revan lan! Ama suç bende. Bundan sonra inanırsam şerefsizim. İnandığımı anlatırsam puştum. Bütün melankolik evrenin te amına koyayım. Hikayelerle anlatılan bütün o zırlaklık için binlerce lanet. Ne kadar küfretsem az. Şu koca kafamı duvarlara vursam belki aklım başıma gelir.