Neyin nesi kimin fesi
- simplextablosu
- Mert, bir insandır. Bana öyle geliyor ki iyi de bir insandır. Ama elbette emin olamayız. Zira Mert hakkında bildiklerimin çoğunu kimden öğrendiğimi söylersem artık bana olan güveniniz sarsılır. O yüzden, yani siz hala bana güveniyorken, bildiğimi iddia ettiğim şeyleri gerçekten doğru kabul edin ve bu sizin için yeterli olsun. Böylece Mert iyi bir insan olarak yoluna devam edebilsin.
8.6.09
Gideceksiniz
Herşeyin güzel bir gülümsemeyle hallolabileceği zamanların peşinde koşan küçük küçük insanlar. Pıt pıt sekerek bir odadan bir odaya geçerken arkasında bıraktıklarını umursamayan, iyi ki, minik mırıltılarla dertlerini sessizce anlatmaya çalışanlar ve diğerleri. Peşlerinde ömürlerce koşulabilecek olanlar onlardır. Yetebildiği kadarını onlara ve kalanları martılara atarsak memnun bir hayatın kucağında uyanabiliriz. Araya kocaman bir boşluk girse bile mutlaka bir gün bir bardak çay içerken aklımıza düşecek olanlar gene onlardır. Sessizlikleri ve nezaketleriyle, hiç tanışmadığımız halde aşık olduğumuz onlardır. Bütün gün çalışıp, akşamın karanlığını derin bir nefesle içimize çektiğimizde, o gün artık vicdanen tamamen rahat olduğumuzda, yarına kadar mutlu iken yani, yanına gitmek isteyeceğimiz onlardır. Biz eve giderken, odamızın sessizliğine mahkum ve gönüllüyken, arada işte, çok değil ama bazen iç geçirdiğimiz bir an olduğunda, geçen içlerin ilacı onların elindedir. Kağıtlar, telefonlar, bilgisayar, kalem, para, gözlük ve bütün bu karışıklığın her yerinde hissedilen eksiklik, o, yaşadığımız hayatın gerçek bir parçası olmadığı için, sanrı olmaktan öteye gidemiyor. Eksikliği bile hayal olan bir hayal. Olmayan eksikliğe duyulan özlemin rüyasını gören şaşkınların şahı, elbette önyargılarıyla mutlu koskocaman bir kahkaha! Çığlıkları için kulaklarınızı tıkayınız. Çünkü en derin sessizliğinizi paylaşmaya geliyor. Cebinde onlardan bir tutam var ve dağınık masalarınızın bir köşesine bırakmaya kararlı. Güne başlarken hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını anlayacaksınız. Az önce rüyanızda gördüğünüz ve mutluluğunuzu gerçek kılan o şimdi yanıbaşınızda olan. Kapanan gözkapaklarınızı hafifleten, uykulu zihninizi kafein etkisiyle harekete geçiren, parmaklarınızı tıkır tıkır çalıştıran ve –inanılır gibi değil belki ama- bütün bunları hiç müzik olmadan yapan başka hiçbirşey yok. Artık dışarıdaki oksijenin tazeliği bile size yetmiyor. Ölmekte olan bir sineğin çırpınışları gibi vızıldayarak pencere kenarında kısılıp kalmak istemiyorsunuz. Kahkahalar size memnuniyetle o pencereyi açacak, ve dışarı o mükemmel kaçışınızı planlayacak. Koşar adım, uçar kanat, dörtnal gidecek gidecek gidecek gideceksiniz….
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment