Neyin nesi kimin fesi
- simplextablosu
- Mert, bir insandır. Bana öyle geliyor ki iyi de bir insandır. Ama elbette emin olamayız. Zira Mert hakkında bildiklerimin çoğunu kimden öğrendiğimi söylersem artık bana olan güveniniz sarsılır. O yüzden, yani siz hala bana güveniyorken, bildiğimi iddia ettiğim şeyleri gerçekten doğru kabul edin ve bu sizin için yeterli olsun. Böylece Mert iyi bir insan olarak yoluna devam edebilsin.
13.1.09
Kuşlar
Bilge bir deli geldi ve “Kuşlar” diye haykırdı. “Kış ortasında ne kuşu babalık, sadece karga” diyecek oldum, asasıyla bacak kemiklerimi kırdı. Sürüne sürüne bir evin bahçesine ulaştım, tahta kapıyı itekleyerek içeri girdim. Ortada bir sandalye gördüm, kendimi üzerine çekerek çıkarttım. Etrafta ekili sebzeler ve evin çatısında kargalar vardı. Uzaktan bana bakıp bir korkuluk olup olmadığımı tartışıyorlardı. Sonra bir korkuluk olduğuma karar verdiler ve korkusuzca sebzelere doğru uçarak geldiler. Kıpırdayacak halim yoktu. Korkuluk olmuştum. Orada ne kadar kaldım bilmiyorum, ayak sesleriyle uyandım. Elinde asasıyla o bilge deli geliyordu. Kargalar kaçtılar. Bahçeye girdi, bana baktı, “Kuşlar” diye haykırarak eve girdi.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
3 comments:
hayır hayır
olmadı.
dakikalar öncesinde burada aniden yüzleşiverdiğim bu son iki yazı hiç olmadı.
yarın final sınavım var ve çalışmakla meşguldüm.
e ben şimdi nasıl çalışabilirim?
:)
mektuplar'3 ün bıraktığı yaşamsal etkinin beynimin kıvrımlarında salınımı hala aynı kuvvette devam ederken,
ve biz
yürüdüğün hayal sokağını,kullandığın imgeleri,henüz geçen pazar günü cam önü bir mekanda mustafayla konu tutturup,birbirimize heyecanla bahsetmişken,
bu son iki yazı
oldu mu şimdi mert?
:)
olmadıysa şey yapalım, yazmayayım mesela artık =)
(erken bi rest oldu galiba bu)
tekrardaki şiddet;
gelecektir.
kısacası,kalem tutmaya devam lütfen..
:)
Post a Comment